KAZA SONUCU ÇALIŞMA GÜCÜ KAYBI NEDENİYLE TAZMİNAT HAKKI

Günlük hayatta insanlar çeşitli sebeplerden dolayı kaza yapabilmektedir. İnsanlık hali olan bu durum bazen trafikte, bazen sokakta yürürken, bazen bir AVM gezerken bazen ise iş yerinde gerçekleşebilmektedir.

İnsan, kendi dikkatsizliği yüzünden kaza yapabileceği gibi bu kazaya başkaları da haksız yere sebep olabilmektedir. Hatta kaza hem kişinin kendi dikkatsizliği hem de diğer tarafın hatası ile birlikte de gerçekleşmiş olabilir.

Mesela AVM’de  insanların yürüme güzergahı üzerinde bir mimari eksiklik yüzünden yer tabletleri kırık veya çıkıntılı olabilir, AVM’de yürüyen bir kişi de bu çıkıntıya takılıp düşerek bacağını kırabilir. Burada kazada kusurlu taraf olan AVM yönetimi olacaktır. O çıkıntının ivedilikle düzeltilmesi veya en azından çıkıntı olduğuna dair bir tabela koymaları ya da etrafını kapatmaları gerekirdi. Bu kaza sonucunda sakatlanan kişide organ yitimi veya organ zayıflaması söz konusu olabilir binaenaleyh ilgili organ artık kullanılmaz hale gelebilir ya da iyileşene kadar belli bir süre çalışmayabilir. Bu süreye hukuk mahkemelerindeki tazminat davalarında “Adli Şifa” süresi ya da “Tıbbi Şifa” süresi denilmektedir. Bu iş göremezlik durumu geçici veya sürekli de olabilir. Duruma göre farklı hukuki sonuçlar doğuracaktır ve mahkeme nezdinde daha farklı hesaplamalar yapılacaktır.

Başka bir örnek vermek gerekirse kişi bir iş kazası veya trafik kazası yaşadığında sakat kalabilir ve artık hiç çalışamayacak hale gelebilir veya iyileşse dahi yaşıtlarına ve aynı işi yapanlara göre (sakatlığı oranında) daha fazla güç ve çaba harcayacağından efor kaybına maruz kalabilir. Bu gibi iş göremezlik durumlarında sorumlu olan kişinin kusuru oranında tazminat talep edilebilmektedir.

Bu  efor kaybı kapsamı Türk hukuk sisteminde son zamanlarda oldukça genişlemiştir. Örneğin, kaza sonucu sakat kalan ev kadınının kendi ev işlerini yaparken sakatlığı oranında zorlanacak olmasının tazminat isteğini haklı kılacağı görüşü benimsenmiştir. Hatta emeklilik çağını sürdüren kişilerin günlük yaşamlarını sürdürürlerken sakatlıkları oranında zorlanacak olmaları da bir tazminat nedeni sayılmıştır. Yargıtay’ın tüm dairelerinin ortak görüşü: “Beden gücü eksilen kişinin kazançlarında bir azalma olmasa bile, sakatlığı oranında harcayacağı fazla çabanın (güç,efor) tazminat olarak ödenmesi gerekeceği” biçimindedir.

Kaza sonucu yaralanan kişi, tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı ve ilerde yapacağı tüm masraflarını isteyebilir. Bunun tıbbi tedavi ile sınırlı bölümüne “tedavi giderleri” ve eski sağlığına kavuşup yeniden çalışmaya ve günlük işlerini sürdürebilecek duruma gelinceye kadar yaptığı ve yapacağı tüm masraflara “iyileşme giderleri” denilmektedir.

Bazı durumlarda tarafların anlaştıkları sigorta şirketleri de olabilmektedir ve bu durumda sigorta poliçesindeki koşullar oluştuğunda taraflar sigorta şirketlerine de başvurabilmektedir. Daha sonra ilgili sigorta şirketi kusurlu olana rücu edebilecektir. Lakin bu konu ayrıntılı olmakla birlikte farklı bir yazının konusudur.

– Av. Mert KOZAN

Yorum bırakın