25.01.2017 tarihinde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, memura yoksulluk nafakası ödenemeyeceğine ilişkin oy birliğiyle karar vermiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 176/3 üncü maddesinde; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılacağı; 176/4 üncü maddesinde ise, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde irad biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın artırılması yada azaltılmasına karar verilebileceği düzenlenmiştir.
Anılan maddelerde yoksulluğun hukuksal kavramı tanımlanmamış ise de; YARGITAY Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 2-656 E.-688 K.sayılı kararında yeme, giyinme, barınma, sağlık ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edileceği belirtilmiştir.
Yine; Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında “asgari ücretle çalışılmakta bulunulması” yoksulluk nafakası bağlanmasını imkansız kılan bir olgu olarak kabul edilmediği gibi, yoksulluğu ortadan kaldıracak bir gelir seviyesi olarak kabul edilmemektedir (HGK 07.10.1998 gün 1998/2-656 G.688 K., HGK 28.02.2007 gün ve 2007/3-84 E.-95 K.sayılı kararları).

Somut olayda çift 06.06.2014 tarihinde boşanmıştır ve davalı lehine 300 TL nafaka ödemeye hükmedilmiştir. Bu karardan bir süre sonra nafaka ödeyen taraf, boşandığı eşinin memur olarak çalışmaya başladığını ileri sürerek nafakanın kaldırılması veya azaltılmasına ilişkin dava açmıştır. Mahkeme davayı kısmen kabul ederek 200 TL’ye indirmiş olsa dahi temyiz edilen bu dosyada Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davalının işe girmesiyle birlikte sürekli ve düzenli gelirinin olduğu ve yoksulluk halinin ortadan kalktığını, bu sebeple nafakanın tamamen kaldırılması gerektiğini söylemiş ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.
Daha detaylı bilgi veya yardım alabilmek için ana sayfadan randevu al butonuna tıklayınız.