İnternet Ortamında Kişilik Haklarına Saldırı Ve Erişimin Engellenmesi Talebi

4894099939717_940x351Türkiye’de internet kullanımı TÜİK’in 2016 yılının Nisan ayı verilerine göre 61,2’dir ve aynı verilere göre internet ortamında en çok kullanılan mecra sosyal medyadır.

Bulunduğumuz teknoloji çağında teknoloji hızla ilerlemektedir ve bu durum bizi doğrudan etkilemektedir. İnsanlar artık  tanışmak, konuşmak, bilgi alışverişinde bulunmak için yüz yüze iletişim kurmak yerine sosyal medyayı tercih etmektedirler. Anılarını, fotoğraflarını, düşüncelerini sosyal medya mercilerinde (facebook, twitter, youtube, instagram) paylaşmak günümüzde sıradan bir durum haline gelmiştir.

İnternet gerçek hayatın dışından bir yapı değildir gerçek hayatın ta kendisidir. İnternet kullanıcıları, interneti özgürce kullanabilecekleri bir ortam olarak görmektedirler. Lakin internet kullanıcılarının da gerçek hayatta olduğu gibi kanunlara uyma yükümlülükleri bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse kişinin takma isimle  bir sosyal medya sitesinde bir kişi hakkında hakaret etmesi veya onu toplum nezdinde küçük düşürecek beyanlarda bulunması durumunda o kişinin kişisel bilgilerine yetkili mercii tarafından, yer sağlayıcısından ulaşılabilmektedir. Böyle bir ortamda mutlak bir özgürlükten bahsedemeyiz.

Nasıl ki gerçek hayatta kişilik hakları ihlâlleri yapılabiliyorsa, internet ortamında da kişilik hakları ihlâlleri yapılabilmektedir.

Öncelikle kişilik hakları tanımını yapmak gerekirse; kişinin, şerefi, onuru, insanların gözündeki itibarı, namusu, özel hayatının gizliliği, özel veya mesleki sırları gibi tüm değerleri kapsamaktadır.

2007 yılında yürürlüğe giren ve sonradan eklemeler yapılan 5651 Sayılı Kanun, ülkemizde internete dair yürürlükte olan en temel kanundur ve site içeriklerine erişime engellenmesi konusunda da izlenmesi gereken yolları ihtiva etmektedir. Bir kişinin, internet ortamında kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle içeriğin yayından kaldırılması için nasıl bir yol izlemesi gerektiği iş bu kanunun 9.maddesinde anlatılmıştır.

5651 sayılı Kanun’un 9. Maddesi uyarınca;

“İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi

MADDE 9- (Değişik: 6/2/2014-6518/93 md.) (1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir. “

Somut olarak açıklamak gerekirse, kişilik haklarının ihlâl edildiğini ileri süren gerçek ya da tüzel kişi öncelikle içerik sağlayıcısından (yazıyı yazan/fotoğrafı paylaşan kişi) içeriğin silinmesini talep edebilir. Ulaşamaması veya olumsuz bir yanıt aldığı durumlarda yer sağlayıcısına (yazı yazılan/fotoğraf koyulan site sahibi) uyarı yöntemiyle içeriğin yayından kaldırılmasını talep edebilir. Ya da kişi doğrudan sulh ceza hakimine başvurarak dilekçesinde belirteceği URL/Alan Adı/IP adresine/adreslerine erişimin engellenmesini talep edebilir.

Hakim, erişimin engellenmesi kararını yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği kısma yönelik olarak verir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar veremez. Ancak, hakim ilgili kısma erişim engellemesi ile ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirirse, gerekçesini de belirtmek suretiyle, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verme yetkisine sahiptir.

Kişilik haklarının ihlâli durumunda erişim engellemesi talebini alan sulh ceza hakimi ilgili URL adresine erişim engeli kararını verir ve kararı uygulaması için Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne (ESB) gönderir. Hakim kararını alan ESB, erişim engelleme kararını uygular. Yani sulh ceza hakimi kararı olmaksızın kişi doğrudan ESB’ye başvuramamaktadır.

Lakin özel hayatın gizliliği ihlâl edilen kişiler doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını talep edebilmektedir.

Av. Mert KOZAN

Yorum bırakın